Hayaletin Gölgesi

Hile Ancak Oyunu Kazandırır Kaderi Değiştiremez…

  • Anasayfa
  • Biraz Ben
  • Bana Ulaşın
  • Adwords Hizmetleri
  • Arşiv
  • Temmuz 2011
  • Şubat 2011
  • Kasım 2010
  • Ağustos 2010
  • Temmuz 2010
  • Nisan 2010
  • Aralık 2009
  • Ekim 2009
  • Ağustos 2009
  • Temmuz 2009
  • Mayıs 2009

  • Kategoriler
  • Adwords
  • edebiyat
  • Güncel
  • hayaletinGölgesi
  • internet
  • İz Bırakanlar
  • İzledim
  • Kategorilenmemiş
  • Lisans sınavları
  • okudum

  • Takip Ettiklerim
  • Bağlantılar

    • Ece Temelkuran
    • Hayaletin Gölgesi
20Kasım

İzledim - New York’ta Beş Minare ve Hoca Efendi


new_yorkta_bes_minare

 

       Bayramın ilk  günü iki değerli dostumla ani bir karar alıp Mahsun Kırmızıgül’ün son filmi olan New York’ta Beş Minare ye gittik aslında Mahsun’un daha önceki filmlerine de gitmiştim ve beğenmemiştim çünkü mahsun kırmızgül filmlerinde çok aşırı mesaj verme kaygısına düşüyor ve bu mesajları verirken de film izleyenlerini aptal yerine koyup mesajları sadece bir kareyle sıkıştımayıp oyuncuya o kareyi diyaloglada anlatarak açıklamaya çalışıyor buda doğal olarak izleyeni  sıkıyor (örneğin güneşi gördüm filminde biri asker diğeri gerilla olan iki kardeşin resmi duvarda asılı insanlar bu sahne de zaten verilen mesajı almış ama mahsun kırmızıgül yok yok siz salaksınız anlamazsınız diyip babayla küçük kardeşi fotoğrafın karşısına alıp bunu anlattırıyor…)

Konumuza geri dönersek  filme 5 dakika gecikmeyle girdik ve  gerçekten bizi filmin en begendiğim sahnesi karşıladı. Bu sahneyle film başlayınca heycanlandım ve bu sefer Mahsun Kırmızıgül’ün beni yanılttığını sandım… Ama film devam ettikçe diğer iki filmden farkı olmadığı anlaşıldı lakin bu film ilerledikçe filmdeki başrol karakter giderek çok tanıdık bir simayı anımsatmaya başladı. Başrol tıpkı bu tanıdık sima gibi dini konuları anlatırken gözleri doluyor, ve sürekli ülkesine dönme hasreti çektiğini vurguluyor. Evet filmdeki hacı sanki Hoca efendinin hayatından kareler sergiliyordu. Diğer iki arkadaşım da zaten bu konuda bana hak verdiler. Film ise diğer filmlerinden farksız değil film in ortasında diikatli bir izleyiciyseniz senaryo kendiliğinden çözülüyor ve birçok önemli ayrntı cevaplanmadan film bitiyor.

Kısacası filmin galasına neden bakanların bu kadar rağbet ettiği başrol karakterinden daha iyi anlaşılıyor. Mahsun kırmızgül bu filmi on yıldır hayal ettiğini söylüyor ama on yılda böyle bir film için uğraşmış ise on yılına yazık olmuş desem yeterli.

Mahsun kırmızgül den bir Yılmaz Güney filmi tabiki beklemiyoruz ama o  kadar bütçeyle de bu kadar basit bir senaryo olmamalıydı. Artık tüm Amerika ve Avrupa sinemasında öncelik filmi izlerken seyirciyi düşündürmek ve oldukça karmaşık hikayeler ile filmi bir bulmaca gibi çözmeye zorlamak. Oysa New York’ta Beş Minare daha filmin ortasında filmin sonunu size söylüyor Ve son olarakta sanırsam film de verilmek istenen mesaj hacı nezaretteyken üst düzey bir polis amirinin (emniyet müdürü gibi) hacı’dan özür dilemesi herhalde devletin bir gün hoca efendi den özür dileyeceğini söylüyor bize….

 

 

 



Posted by Hayaletin Gölgesi under İzledim |Comment now »|

Özkök Ertuğrul çocuk ömer şiir Adwords adwords danışman adwords sınavı adwords uzmanı ahmed arif ahmet altan aidiyet akp albert camus barış bilge köy cemal süreyya cinnet devlet Donatien Alphonse François le Marquis de Sade dtp ece evet faşizim GAP hürriyet hayır inşaat internet kürt kalifiye katil kelebek mail nihilizm pervani Ray Tomlinson rojaktüel roman saçmalık sade sadizim taraf uğur kaymaz vuvuzela yabancı

WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck requires Flash Player 9 or better.